Girvas Web Sitesi e Hoşgeldiniz! Karagöz Ticaret

   Arakonak Beldesi
· BELEDIYE PERSONELİ
· GIRVASI TANIYALIM
· BELGELERLE GIRVAS
· ARAKONAK IMKB

   ANA MENÜ
 ANA SAYFA
 HABERLER
 HABER ARŞIVI
 AKTIF HABER
_SOMRESTRICTEDMEMBERS HABER EKLE
 BİYOGRAFİLER
 HATM-I ŞERIF
_SOMRESTRICTEDMEMBERS MÜZİK KÖŞESİ
 ISLAMI VIDEO
 VIDEO KOLEKS..
 VİDEOLAR
_SOMRESTRICTEDMEMBERS ŞIIRLER
 ÜYE MENÜSÜ
 FORUMLAR
 HESABINIZ
_SOMRESTRICTEDMEMBERS ÖZEL MESAJ
_SOMRESTRICTEDMEMBERS ÜYE LISTESI
_SOMRESTRICTEDMEMBERS GÜNLÜĞÜNÜZ
 EXRA MENÜ
 ATASÖZLERİ
_SOMRESTRICTEDMEMBERS ISTATISTIK
 Bilgi Yarismasi
 Mezunlarımız
 Telefon Rehberi
 ERISIM
_SOMRESTRICTEDMEMBERS DOSYALAR
 LINKLER
 ANKETLER
 İLETİŞİM
 Ziyaretçi Defteri
 Reklam Ver
 SITEYI ÖNER
 BIZE YAZIN
 Şikayet Et
 Site Haritası

   YENİ ÜYE MENÜSÜ
IP Adresiniz 38.107.191.115

Hos Geldiniz Misafir
[ Üye Ol ]

Hos Geldiniz Misafir
Üye Adı:

Şifre:  
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin:

  Üyelikler:
  Bu Gün: 0
  Dün: 0
  Toplam: 375
 Son Üyeler:
 Öze Mesaj Yolla saruhanbey Öze Mesaj Yolla erginyetek Öze Mesaj Yolla 055 Öze Mesaj Yolla devrim Öze Mesaj Yolla zaza12 Öze Mesaj Yolla arakonak_12 Öze Mesaj Yolla sincar Öze Mesaj Yolla tavzz Öze Mesaj Yolla abdulsemetkorkmaz Öze Mesaj Yolla mehmetselim
 İstatistikler:
  Bu Gün: 79
  Dün: 1152
  Toplam: 1125646
 En Çok Bağlı:
  Ziyaretçiler: 76
  Üyeler: 1
  Toplam: 77
 Şuan Bağlı:
  Ziyaretçiler: 16
  Üyeler: 0
  Toplam: 16
 Ziyaretçiler [16]:  38.107.191.XXX
 Üye 213.180.209.XX
 Üye 207.46.13.XX
 Üye 207.46.13.XXX
 Üye 38.107.191.XXX
 Üye 38.107.191.XXX
 Üye 207.46.12.XXX
 Üye 207.46.195.XXX
 Üye 38.107.191.XXX
 Üye 66.249.65.XX
 Üye 38.107.191.XXX
 Üye 67.195.114.XX
 Üye 66.249.65.XXX
 Üye 212.156.165.XXX
 Üye 67.195.115.XXX
 Üye 66.249.65.XX

 Üyeler [0]:
Toplam

><

   Yeni Şiirler
· ( Bir Hortlak Masalı )
 
· SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI
 
· Bingöl Insanı
 
· ASLINDA BU DENLİ GÜZEL KOKMAZ
 
· ÇANAKKALE DESTANI
 
· ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE
 
· ÖLÜM NOKTÜRNÜ
 
· OY OY OY QADERE.CİROZ
 
· O NUN SEVGİSİ
 
· YÜREĞİNLE DİNLE
 

Toplam 91 şiiri kayıtlı

   ISLAMİ VİDEOLAR
Evrim Teorisi

Evrim Teorisi'nin Çöküşü

Darwinizm'e Darbe

Yaratılış Gerçeği

Evrenin Yaratılışı

İnsanların Yaratılışı

Tarih,Politika,Strateji

Türkiye'de Masonluk

Masonluğun Felsefesi

Siyonizm Felsefesi

Savaşların Perde Arkası

İslam Terörü Lanetler

Doğadaki İhtişam

Gözdeki Mucize

Atom Mucizesi

Allah`ın Renk Sanatı

Doğadaki Teknoloji

Göklerdeki Düzen

İman ve Tefekkür

Matrix Felsefesi

Allah için Yaşamak

Tesadüf Değil

Kuledeki KüçükAdam

Sakın Unutmayın

Çocuk Filmleri

Çevrimizdeki Nimetler

Peygamberimiz

Bitkilerin Dünyası

Yaratılış Gerçeği

Sevimli Canlılar

İdeolojiler

Satanizm

Darwinizim

Budizm

Çözüm

Kuran Bilgisi

Hz.Muhammed

Allah`ın İsimleri

Kuran Mucizeleri

Kavimlerin Helakı

Kuran ve Bilim

Canlılardaki Şuur

Doğadaki Mimarlar

Canlılarda Fedakarlık

Kamuflaj

Evrende Yolculuk

Sosyal Hayat

©TRNuke.Net


   DİL SEÇ
Site Lisanını Seçin


BELGELERLE GIRVAS
Doç. Dr. Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ Kaleminden



 Doç. Dr. Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ
Arşiv Belgelerine Göre Girvas Köyü Üzerine

Doç. Dr. Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ

Tarih: 26 Haziran 2008 Perşembe


Başbakanlık Osmanlı Arşivi, genelde ülke özelde ise yerel tarihimiz açısından önemli veriler içermektedir. Dini mekanlarımız, kurumlarımız, köy ve kasabalarımız hakkında vazgeçilmez malzemeye sahip olan bu hazinemizde Solhan ilçemizin en büyük köylerinden biri olan Arakonak (Girvas) ile ilgili de ciddi vesikalar bulunmaktadır.


Bu vesikalardan birine göre Girvas’ın hemen yanı başında Çanlı adında bir manastır vardı. Bu manastırın arazileri ile Girvas’ın arazileri ortaktı. Hatta zaman zaman tarafların birbirlerinin arazileri üzerinde hak iddia ettikleri dahi olurdu. Buna rağmen İslam’ın barış ve hoşgörüsüne sahip olan Girvaslıların bu insanlara “öteki” olarak bakmadıkları anlaşılmaktadır. Girvaslılar o kadar hoşgörülü idiler ki, Çanlı manastırı rahiplerinden Vartan Efendi, Muş Bidayet Mahkemesine başvurarak Girvas köyünün kendilerine ait olduğunu iddia etmiş ve ***** şahit göstererek bu iddiasını temellendirmişti. Mahkeme Naibi Şükrü Efendi bu verileri yeterli bulmuş köyün tamamının, Çanlı Manastırına ait olduğuna hükmetmekle kalmamış, Mutasarrıf Ethem Efendi’nin emriyle Girvaslıları kendi köylerinden zorla çıkarmıştı. Buna rağmen adı geçen köyün mensupları taşkınlığa başvurmaksızın; haklarını mahkemede aramaya devam etmiş ve temyize başvurmuşlardı. Temyiz sonucunda köyde bulunan Müslüman mezarlığı ve camii ile Müslüman nüfus delil gösterilerek, köyün Müslümanlara ait olduğuna hükmedilmiş ve sahiplerine geri verilmişti. Bununla da yetinmeyen mahkeme, yanlış karar veren Muş Bidayet Mahkemesi yargıcı ile Muş mutasarrıfını görevden azletmişti.
            Bu hikayenin birkaç açıdan önem arzettiğini düşünüyorum:

            1- Osmanlı döneminde Girvas’ta bir arada yaşama kültürü oturmuştur. Bırakın aynı din mensuplarının bir arada yaşamalarını, diğer din mensuplarının da bir arada yaşayabileceği bir atmosferin oluştuğu anlaşılmaktadır.

            2- Osmanlı, adalet sistemini oturtmuştur. Adaleti herkese eşit olarak uygulamayı başarmıştır. Devlet görevlileri dahi olsa adaleti uygulamada atalet gösterenler cezalandırılmışlardır.

            3- Bir İslam köyü olan Girvas o dönemin büyük köylerinden biri olduğu kadar medeni bir toplumu da barındırmaktaydı. Nitekim anlaşmazlıklar tarafların bizzat kendilerinin yargıçmışçasına silaha sarılarak değil, mahkeme salonlarında çözülmüştür.

            4- Girvas o zamanlar Meneşkut Nahiyesi, Genç Sancağına bağlı olmasına rağmen, anlaşmazlıklar esnasında Muş mahkemelerine başvurulurdu.



Doç.Dr.Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ`in kaleminden Girvas'ın tarihi, fiziki ve önemi hakkında ciddi açıklamalar. Sayım Söylemez'in  tarihi kaynakları göstererek yaptığı açıklamayi aynen yayınlıyoruz.

Doç.Dr.Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ[1]

Arşiv Belgeleri Işığında Osmanlı’nın Son Döneminde
Arakonak (Girvas) Beldesi

Efendim bildirimin konusu olan Girvas, Bingöl ilimizin en büyük köylerinden biri olup Solhan ilçemize bağlıdır. Yeni adı Arakonak olan bu köy, belediyelik bir yerleşim birimi olup ilçe merkezine yaklaşık beş kilometre mesafededir.
Sayın başkan değerli bilim adamları, Sevgili dinleyiciler! Sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 Köklü bir tarihe sahip olan Girvas’ın geçmişi Osmanlı Devleti’nin orta dönemine kadar uzanmaktadır. Öncesi ile ilgili ise yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bununla birlikte köyün kurulduğu bölgede geçmişi Sasaniler dönemine kadar uzanan bir haberleşme kulesinin varlığı bilinmektedir. Bu durum o dönemlerde de yörede bir yerleşim biriminin olabileceğini akla getirmektedir.

Halk arasında “Dızık” denilen bu haberleşme kulesine Sasaniler de aynı ismi vermekteydiler.[2] İki parçadan oluşan bu kelimenin ilk parçası yani Diz,[3] Pehlevice ve Farsça’da kale anlamına gelmekte olup, kelimenin sonundaki “kaf” harfi ise Pehlevice, Deylemce ve hatta, modern Farsça’da kullanılan ve “kaf-ı tasğir” denilen küçültme takısıdır. Dolayısıyla Dızık kelimesi aynen bugünkü Farsça’da da kullanıldığı gibi kalecik demektir.[4] Zaten bu kelimenin ilk parçası olan “diz” yörede “des” şeklinde “sarp ve aşılması zor” veya “duvar” anlamında kullanılırken, kelimenin sonundaki “tasğir kafı” da birçok kavramda hala yaşamaktadır. Merık (adamcağız) tutek, pıtek (çocukcağız), cinek (kadıncağız) bu kelimelerin sadece bir kaçıdır.   

Arşiv vesikalarında Girvas’ın miladi on altıcı asırdan itibaren meskun bir mahal olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, burayla ilgili bilgiler daha çok 1800 lerin sonuna aittir. Bunun nedeni ise Girvas’ın bağlı olduğu Genç Sancağı’nın idari statüsüdür. Bilindiği gibi Genç, hükümet tarzı sancaklardan biri idi. Dolayısıyla da Osmanlı Dönemi’nde hükümet tarzı sancakların tahrirleri yapılmıyordu. Tahrirler yapılmadığı için de köylerle ilgili ayrıntı bilgi kayıtlarda yer almamaktaydı.

Köy ile ilgili arşiv kayıtlarındaki bilgileri daha çok komşu köyün manastır idaresine borçluyuz. Zira Girvas ile komşu köyün manastırı arasında arazi meselesi yüzünden bir anlaşmazlık zuhur etmiş, konu mahkemelik olmuş, arazinin kime ait olduğu hususunda yapılan tahkikat, Keleş Efendi tarafından yapılan alan araştırması ve şahitlerin beyanları kayıtlara geçmiş; arşivlerimiz aracılığıyla günümüze kadar da ulaşmıştır.[5] Bu yazıda aktarılan bilgiler de daha çok söz konusu kayıtlara dayanmaktadır.

Bahis mevzuu ettiğimiz bu vesikaları değerlendirmeden önce Girvas köyünün idari yapısı hakkında kısa bazı bilgiler vermenin faydalı olacağı kanaatindeyiz. Arşiv kayıtlarına göre Girvas ve çevresi Osmanlı öncesinde Safevilere bağlı idi.[6] Ünlü Osmanlı tarihçisi ve de devlet adamı İdris-i Bitlisî’nin çabaları ile Yavuz Sultan Selim döneminde Doğu Anadolu’nun tamamı ile birlikte, 1517 yılında Osmanlının hakimiyetine girmiş ve idari olarak da Diyarbekir vilayetine bağlanmıştır. Ancak yukarıda da ifade ettiğimiz gibi her ne kadar idari olarak Diyarbakır vilayetine bağlı olsa da müstakil bir hükümet olan Genç sancağının bir parçası olmuştur.[7] En büyük vilayetlerden biri olan Diyarbekir, müteakip zaman diliminde bir kaça bölünmüştür. Erzurum, Van ve Musul Eyaletleri teşkilatı mülkiye olarak Diyarbekir’den ayrılmış müstakil vilayetler haline getirilmiştir.  Bu taksimatta Girvas’ın bir parçası olduğu Genç  sancağı ve mülhakatı Diyarbakır’dan koparılarak Bitlis vilayeti’ne bağlanmıştır. Uzun süre Bitlis’e bağlı olarak idare edilen Genç, Osmanlının son döneminde, görülen lüzum üzerine buradan koparılarak Palo’ya bağlanmıştır. Bu bağlılık kısa süreli olsa da tapu kayıtlarının Palo’ya taşınması nedeniyle Gençliler ve Girvaslılar adı geçen yerleşim birimiyle irtibatlarını uzun süre devam ettirmek zorunda kalmışlardır.  Nitekim Girvas’ın tapu kayıtlarının bir kısmı, üzerinde çalıştığımız dönemde bile, Palo’da bulunuyordu. Hatta bu dönemde baş gösteren arazi anlaşmazlıklarında Palo’daki bu kayıtlara müracaat ediliyordu. Nitekim bu konu ile ilgili arşiv belgelerinde önemli kayıtlar bulunmaktadır.

Ancak Genç, Girvas ile birlikte, daha sonraki yıllarda yeniden Bitlis Vilayetine bağlanmıştır. Nitekim adı geçen yerleşim biriminin, üzerinde çalıştığımız dönemde, yani bin sekizyüzlü yılların sonunda, Bitlis Vilayetinin Genç Sancağı’nın Menuşkut[8] Nahiyesine bağlı olduğu anlaşılmaktadır.

Girvas’ın idari yapısı ile ilgili bu bilgilerden sonra şimdi demografik yapısından kısaca bahsedelim: Girvas nüfusu ilk dönemlerden itibaren iki temel unsurdan oluşmaktaydı. Bu unsurların ilkini Müslümanlar, ikincisini ise Hıristiyanlar teşkil ediyordu. Kuşkusuz bu ikili ayrışma Osmanlı’nın son döneminde de varlığını korumaktadır. Ancak arşiv belgeleri, köydeki nüfusun çoğunluğunun Müslümanların oluşturduğunu açıkça ifade etmekle kalmaz, köyün “bir Müslüman köyü” olduğu gerçeğinin de altını çizer. Yine aynı belgeler, Girvas’ta Osmanlı’nın hoşgörü şemsiyesi altında, bütün dini ve örfü hürriyetlerine sahip olan bu Hıristiyan nüfus ile hakim unsur Müslümanlar arasında gayet dostane ilişkilerin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu hoşgörü Çanlı Manastır’ı başrahibi Vartan Efendi tarafından, Muş Bidayet Mahkemesinde köyün arazilerinin manastıra ait olduğu ve kendilerine devredilmesi gerektiği hususunda açılan davaya kadar da devam etmiştir. Muş Bidayet mahkemesi Naibi Şükrü Efendi’nin Müslüman köylülerin aleyhine verdiği karar ve Edhem Paşa’nın bu karara mebni olarak Girvaslıları kendi köylerinden çıkarmış olması bile bu iki dini gurup arasında husumeti doğurmamış, tarafların haklarını hukuk zemininde aramalarına mani olamamıştır. Bir tek bu durum bile Girvas ve Girvaslılar özelinde Osmanlı hoşgörü kültürünün yörede ne denli kabul gördüğünü göstermesi için yeterli bir veridir. Nitekim Girvaslılar bu hukuk mücadelesini kazanmış ve Vartan Efendi tarafından manastıra ait olduğu iddia edilen köyün bir İslam köyü olduğunu ispatlamış ve daha önce köylerinden sürülen Müslüman nüfusun yeniden arazilerine dönmesini sağlanmışlardır.  Söz konusu dava münasebetiyle yapılan nüfus sayımında köyde kırk Müslüman ailenin yaşadığı ve nüfuslarının cem’an bin beş yüz civarında olduğu tespit edilmiştir. Belgelerde Müslüman ailelerin kimlikleri, her ailenin kaç kişiden müteşekkil olduğu da aile reisleri merkeze alınmak suretiyle teker teker zikredilmiştir.[9] Bu durum söz konusu dönemde Girvas’ta yaşayan Müslümanların kimliklerini tam olarak öğrenmemizi sağlamıştır. Hatta buranın başta Perhong olmak üzere bazı yerleşim birimlerinden göç aldığını da ortaya koymaktadır. Bu durum da Girvas’ın dışarıdan göç alacak farlılığa sahip olduğunu göstermesi açısından ayrıca önem arzetmektedir. Belgelerde Hıristiyan nüfus kaydedilmemiştir. Ancak mahkemenin, köyde yaşayanların çoğunluğunun Müslüman olduğu ve dolayısıyla köyün bir Müslüman köyü olduğuna hükmetmesi, Hıristiyanların hane sayıları ve nüfuslarının yukarıda verilen rakamdan az olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu iki dini grup arasında asırlarca medeni bir şekilde süren komşuluk ilişkileri, bin dokuz yüzlü yıllardan itibaren, Rusların Ermeni vatandaşlarımızı kışkırtmasıyla birlikte bozulmaya başlamış ve Ermenilerin isyan ederek yörede tedhiş hareketlerine başlamalarına neden olmuştur. Bunun akabinde Müslüman kitleye yönelik başlayan olumsuz faaliyetler, beraberinde hiç istenmeyen bazı üzücü hadiselerin yaşanmasına neden olmuştur.

Osmanlı’nın son döneminde Girvas köyünün fiziki yapısı hakkında da ekte sunduğuz belgelerde bilgiler bulunmaktadır. Bu belgelere göre köyde iki camii mevcuttu. Şayet köylüler tarafından bana verilen bilgiler doğru ise bu tarihi camilerden biri günümüze kadar gelmiştir. Köylüler bu caminin üzerinde bir kitabenin bulunduğunu ve söz konusu kitabede caminin bin sekizyüzlü yıllarda inşa edildiğinin kaydedildiğini söylemektedirler.[10] Kitabesine ulaşamadığımız bu camii dışında, günümüzde Girvas’ta başka bir tarihi camii bulunmamaktadır.

Aynı vesikaya göre köyde dört Müslüman mahallesi mevcuttu. Osmanlı döneminde dini grupların genelde aynı mahallelerde oturdukları gerçeğinden hareket ettiğimizde Ermenilerin de en azından bunun yarısı kadar, yani iki mahallerinin mevcudiyeti sonucuna varılabilir. Bu durumda Girvas’ta 1892 yıllında en azından altı mahalle bulunmaktaydı.

Aynı tarihli vesika, Girvas’ta dört Müslüman mezarlığın bulunduğunu ifade etmesi, birinin Ermeni vatandaşlara ait olmak üzere köyde en azından beş adet mezarlığın mevcudiyetini ortaya koymaktadır.  Yine bu belge söz konusu mezarlarda cem’an sekiz yüz müslümanın medfun olduğunu ifade etmesi, köyün İslami geçmişini aydınlatması kadar tarihi köklerini de tebellür ettirdiği kanaatindeyiz.

            Girvas köyünün ekonomik yapısına gelince; söz konusu belgeler köyün geçim kaynağını tarım ve *****cılığın oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu vesikalara göre, 1892 yılında köyde Müslümanlara ait toplam 706 dönüm arazinin tahmini bedeli 147875 kuruş idi. Bu rakamlara Hıristiyan vatandaşların mal varlığını da kattığımızda köyün hatırı sayılır bir zenginliğe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Müslümanlar tarafından ödenen yüz kuruş temettu’ vergisi ile Ermenilerin ödedikleri temettu’ vergileri de bunu doğrulamaktadır.

            Ekte sunduğumuz belgelerde geçen “Molla”, “Fakı” ve “Sofu” gibi kavramlar köyde elit insanların varlığına işaret ettiği kadar, burada bir eğitim kurumu yani medrese ile bir tasavvufi birim yani tekke ve zaviyenin de olabileceğini akla getirmektedir. Zira bu kavramlardan “molla” ve “faki” ilmiye sınıfına ait iki kavram iken, “sofu” ise mutasavvuflar tarafından kullanılan bir ifadedir.

            Sonuç olarak ekte sunduğumuz arşiv kayıtlarının da ortaya koyduğu gibi Girvas, köklü bir tarihe sahiptir. Arşivlerimizde var olan belgeler incelendikçe bu tarih gün yüzüne çıkacak, hem bu günümüzü hem de yarınlarımızı şekillendirecektir. Sözlerime burada son verirken beni sabırla dinlediğiniz için hepinize saygılar sunuyorum.



EKLER

Bab-ı Fetva
Meşihat-ı İslamiyye Dairesi
Mektubi Kalemi
Taraf-ı Sami-i Sadaret-Penâhiye
Maruz-ı daiyi kemineleridir ki

Genç Sancağı dahilinde vaki’ olup derununda mescit ve İslam kabristanı bulunmasına göre kadimen bir İslam köyü olduğu bedihi bulunan Girvas-ı Kebir karyesi arazisinin Muş Sancağı’nda kain Çanlı  Manastırı merbutatından bulunduğuna dair mezkur manastır rehabini rahipliği tarafından ikame olunan dava üzerine bilmuhakeme manastıra marbutiyeti mutadamin ol vakt naib Şükri Efendi’nin taht-ı riyasetinde bulunmuş olan Muş Sancağı Bidayet Mahkemesinden verilen i’lam nizamı hukmi mutalaat ve icabat-ı mühime-i mevki’iyesini mebni vülat-ı sâlife taraflarından mevki’-i icraya vad’ olunmamış iken Vali-i Sabık saadetlu Edhem Paşa Hazretlerinin devren liva-ı mezkurede bulunduğu sırada ahaliyi müslimesini cebren vatanlarından tard ve ihrac olunarak araziyi mezkure manastıra rabt ve ilhak edilmiş olduğunu ve karye-i mezkurenin kadimen ahaliyi islamiyeye mahsus bulunduğuna mescid ve emsâli gibi delâil-i sâbite ve kadime mevcut olduğu halde naib-i muma ileyhin adl ve hakaniyet ile kabil-i telif olmayan böyle bir davayı istima’ ve kabulü calib-i nazar-ı dikkat ahvalden iduki Bitlis Vilayet-i behiyesinden batahrirât izbâr kılınmış ve ceryan-ı hal ba tezkire-i acizi Adliye Nezaret-i Celilesi’nden istifsar olunup alınacak cevaba göre naib-i muma ileh hakkında lâzım gelen muamelenin icrası tabii bulunmuş olmakla vali-i sâbık muşarun ileyhin hareketi vakıasından dolayı dahi bittahkik icab-ı halin icrasına himem-i Samiye-i sadaret penahileri der kar buyrulmak babında emr ve irade hazret-i men lehü’l- emrindir.
28 Cemadiye’l-ahir 1207/ 6 Şubat 1205
Şeyhu’l-İslam
Ömer Lütfi
Ş.D. 1878/17/1
Genç Sancağı dahilinde vaki’ olup derununda mescit ve İslam kabristanı bulunmasına nazaran kadimen bir İslam köyü olduğu bedihi bulunan Girvas-ı Kebir karyesi arazisinde Muş Sancağı’ında kain Çanlı Manastırı merbutatından bulunduğuna dair mezkur manastır ruhbaniyeti tarafından ikâm olunan da’va üzerine arazi-i mezkurenin manastıra merbutiyeti mutazamin ol vakt Naib Şükri Efendi’nin taht-ı riyasetinde bulunan bidayet mahkemesinden i’lâm sadır olmuş ise de mezkur karyenin kura-ı İslâm’dan olduğu kabristan ve mescit gibi asârdan istidlâl olunduğu gibi ol bâbdaki hüküm dahi mezkur karyede ehaliyenin malumları olmaksızın sudur ettiği ve bu ise usul ve kanuna muvafık bulunmadığı civetle vülât-ı sâlife tarafından mevki’-i icraya konulmamış iken Vali-i sabık Edhem Paşa Hazretleri tarafından ahali-i merkume karyeden cebren çıkarılarak hüküm-ı i’lame icra kılındığı ve öyle bir i’lamın i’tasından dolayı naib-i muma ileyhi hakkında lazım gelen muamelenin icrası Bab-b Meşihat-Penâhi ile Adliye Nezaret-i Celilesince der-dest bulunduğu gibi paşayı muşarun ilehy hakkında muamele-i muktaziyenin hakkında makam-ı sami-i Fetva-Penahiden vurûd eden tezkire ile paşayı muşaru ileyhin varaka-i cevabiyesi ve evrak-ı müteneviayı sairesi şurayı devlete havale ve memuriyet-i Tevzi’ buyurmağla olundu.
                Paşayı muşarun ilehy varaka-i cavebiyesinde münaziun fih denilen mahal dört beş çoban kulubesinden ibaret olup iddia olunduğu vechle mescid ve kabristan gibi şeylerin mevcut olmadığını beyan ile beraber devren manastır-ı mezkure, kendilerine mezkur karye ahalisinden on oniki kadar seele  Kıyafetinde adamlar nezdine gelerek kendilerini himaye eden Boğlan Karyeli Muhammed Ağa’nın vefatının vukuuna binaen bundan böyle arazi-i mezkurede ikamet sefaletlerini mucip olacağından bahisle diğer münasip mahal gösterilerek oraya nakledeceklerini ifade etmesi sual olundukta arazi denilen mahal dağ ve otlak olup ziraata kafi olmadığına ve otlak ise manastırın idarelerine kafi mahal gösterilmesini musirâne beyan eylediklerini ve manastır rahipleri merkumun kema kane ikamet ettikleri halde idareleri içun bir miktar giyah vereceklerini vaat ettikleri halde kabul etmediklerini ve Muş’a azimetle keyfiyeti Muş Mutasarıfı paşaya hikaye etmesi üzerine mutasarıf-ı muma ileyhi hakikaten orası köye benzer bir mahal olduğu cihetle diğer mahal tedarik ederek … nasıl ettireceğini   ve ondan sonra …. Bu hususta cereyan eden kendunce mechul bulunduğu beyan eylediği anlaşılmıştır.

               

Bitlis Vilayeti
Mektubi Kalemi
7 Mart 1306 tarih ve onbeş numaralı Genç Vergi memurluğundan verilen müzekkire suretidir.


Meneşkut Nahiyesi mudâfâtından Girvâs Karyesi arazisi hin-i tahrirde ahali-i mutavattinesi namlarına kayd ve sebt-i defter olup ahiren Çanlı manastırına ait bulunduğu Muş Mahkemesinden havi olan i’lâm mucibince karye-i mezkur arazisi manastırın tevliyeti (ve) yedinde bulunan Vartan nâm rahip tarafından zabt olunarak hasbe’l-zaruri ahâli-i merkume dahi hanemanilerini (evlerini) terk ile kaza ve ahere nakl-ı hâne etmelerinden haneleri büsbütün harap ve münhedim olduğu geçenlerde yoklama zımnında Nahiye-i mezkure azimet eden  vergu refiki Keleş Efendi’nin ifadesinden ve haricen olunan tahkikattan istidlal kılınmıştır bina ber in karye-i mezkurun arazi vergisi manastır-ı mezkurden aranılması tabii ise de yüz otuz üç kuruş yirmi pare musekkafât ve ashab-ı san’ata ve tüccarına ait yüz kuruş dahi temettu’ vergisi ahâliyi merkume üzerlerinde mukayyed bulunduğundan hanelerinin harap olması mulabesesiyle mezkur musekkafât vergisinin tenzili ve ahaliyi merkumenin mahalli ve oraca mükellefiyetleri mechul bulunmasına mebni mezkur temettuatları vergisinin dahi tenzil kılınub kılınamayacağı hususlarının meclis-i idare-i livaca tezekürle icabının i’lamı merhun-ı re’y ve irade-i devletleridir. ferman

Ş.D. 1878/17/2

 Vilayeti
Mektubi Kalemi
13
Huzur-ı Sâmiyi Sedaret Penahiye


Maruz-ı çaker-i kemineleridirki
Genç sancağı dahilinde vaki’ olub derununda mescit ve İslam kabristanı bulunmasına göre kadimen bir İslam köyü olduğu bedihi bulunan Kirvâs-ı Kebir karyesi arazisinin Muş Sancağında kain Çanlı Manastırı merbutatından bulunduğuna dair mezkur manastır rehabini tarafından ikame olunan dava üzerine manastıra merbutiyetini mutadamin ol vakit Nâib Şükrü Efendi’nin taht-ı riyasetinde bulunmuş olan Muş Bidayet Mahkemesinden verilen i’lâm nizamı hükmi selefi çakeri saadetlu Edhem Paşa tarafından mevki’i icraya vaz’ ile ahaliyi müslimesinin tard ve ihrac olunmasından dolayı mahalinden vuku’ bulan izbâr ve ol babda makam-ı aliyi Meşihat-Penâhiye sabk eden arz ve iş’ar üzerine makam-ı celil-i sedaret-penahileri Dahiliye Nezaret-i Celilesi ve makam-ı muşarun ileyha beyninde cereyan etmiş olan muhaberenin irade-i celilesiyle paşayı muşarun ileyh tarafından yazılmış olan tezkire-i cevabiye suretinin leffiyle bittahkik keyfiyetin izahen arz ve inbası şerefbahş-ı firak-ı tazim ve tefhim olan emirname-i sami-i hidiv-i a’zamilerinde irade buyrulmuş ve Genç Mutasarrıflığına lede’t-tebliğ karye-i mezkure bu babda icra edile gelen tedkikat ve tahkikatı havi mezkur Genc Sancağı Meclis İdaresi’nden varid olan mazbata ile melfufu evrak-ı tahkikiye suretleri leffen arz ve takdimi huzur-ı sami’-i hidiv-i efhamileri kılınmış ve münderecatından muhat-ı ilm-i sami’-i sadaret-penahileri buyrulacağı üzere arazi-i mezkure davasının hin-i rü’yetinde işden ahali’-i merkumenin haberi bile olmaması ve karye-i mezkure kadimen bir İslam karyesi olduğuna derunundaki mescid ile sekiz yüz kadar makabir-i müslümini müştemil dört kıta kabristanın mevcudiyeti delail-i vazıhadan olmuş ve davayı mezkurin rü’yetindeki şa’ibeye sû’i isti’mal ile hükm-ı vaki’in ta’cil-i icrasında ki isabetsizlik derkar bulunmuş olmağla ol-babda emru ferman hazret-i men lühü’l-emrindir. 18 M. 1308/22

Ağustos 1306
Vali-i Vilayet-i Bitlis
Ş.D 1878/17-3 

Osmanlı’nın Son Döneminde Girvas’ın Hane Hane Müslüman Nüfusu
Aile Reisi
Toplam Nüfus
Erkek
Kadın
Hasan b. Ali
7
2
5
Sofi Ömer b. Hüseyin
5
3
2
Nadir b. Ali
5
3
2
Ali b. İbrahim
2
1
1
Ali b. Hüseyin
2
1
1
Hüseyin b. Faki Hasan
5
1
4
Derviş b. Cindo
3
2
1
Ahmet b. Hamo
7
1
6
Hüseyin b. Muhammed
9
5
4
Maho b. Cindo
6
2
4
Sinco b. Maho
9
5
4
Halife b. Maho
3
2
1
Resul b. Berri
7
3
4
Maho b. Yasir
4
1
3
Ali b. Yaso
4
1
3
Ali b. … (?)
7
3
4
Abdullah b. Osman
2
1
1
Osman b. Koso
5
2
3
Ahmet b. Faki Yusuf
7
3
4
Abdo b. Eyyubo
7
3
4
Halo b. Eyyubo (?)
5
3
2
Derviş b. Nado
5
3
2
Resul b. Sebho
6
3
3
İskender b. Cundo
3
1
2
Muhammed b. Cundo
3
1
2
Yasin b. Osman
8
2
6
Musa b. Bişar
5
1
4
Muhyi b. Ali
5
2
3
Ahmed b. Muhyid
15
8
7
Hüseyin b. Ali
6
1
5
Haci b. Faki Yusuf
12
5
7
Ali b. Haci
5
2
3
Ali b. Süleyman
11
4
7
Abdullah b. Muhammed
6
3
3
Sofi b. Osman
5
2
3
Ahmet b. Osman
7
2
5
Ömer b. Ahmet
4
2
2
Perhongekli Ahmet
4
1
3
Hasan b. Abdullah
5
2
3
Şeyho b. Ali Oğlu ?
9
4
5
Amo b. Fettah
5
2
3
Nado b. Eyyubo
11
3
8
Yusuf b. İbrahim
8
4
4

267



Girvaslıların Sahip Oldukları Gayri menkul ve Muhammen (tahmini) Bedelleri ile ilgili bilgiler tahrir kayıtlarında yer almaktadır. Bu kayıtların bir örneği Girvas ile Çengelli Manstırı arasındaki dava üzerine, bu dava dosyasına konulmuştur. Orjinali Başbakanlık Osmanlı arşivinde bulunan 1306 tarihli bu belgeye göre (BOA., ŞD, 1878/17) Gırvas köyüne ait gayri menkul vergisi ve temettu’ (gelir) vergileri aşağıda çıkarılmamıştır.

Mülk Sahipleri
Arazi Parçası
Dönüm
Hane sayısı
Tahmini Bedel
Sincar b. Osman
4
13
2
4500 krş.
Ferho b. Abdullah
--
--
1
750
Musa b. Bişar
3
8
2
5500
Yasin b. Osman
4
14
1
7000
Cündi b. Osman
4
11
1
5750
İbrahim b. Hüseyin
2
7
3
3250
Hevval b. Genco
--
--
1
500
Muhammed b. Cündi
--
--
1
500
Sufi b. Osman
--
--
2
1000
Haci İbrahim b. Faki Yusuf
5
16
2
7000
Hüseyin b. Muhammed
2
6
2
2000
Nadir b. İbrahim
1
3
1
1275
Halil b. İbrahim
--
--
1
750
İsmail b. Nadir
3
13
3
7000
Hüseyin b. İzam
--
--
1
500
Resul b. Muhammed
--
--
1
500
Ahmet b. Kalo
--
--
1
750
Yusuf b. Abdullah
--
--
1
750
Ahmet b. Kasım
--
--
1
750
Yusuf b. Ali
--
--
1
750
Mahlo b. Mamo
--
--
2
1250
Ahmet b. Osman
--
--
1
500
Ali b. Süleyman
1
3
1
2625
Muhammed b. Mustafa
1
4
--
1250
Yusuf b. Muhammed
1
2
1
1250
Resul b. Yusuf
--
--
2
1250
Medine bnt. Ahmet
--
--
1
750
Huddiye bnt. Keleş
2
5
1
3625
Zeyniyye bnt. Abdullah
2
42
2
7250
Fatıma bnt Ahmet
--
--
1
500
Nuveyla bnt Halil
--
--
1
500
Medine bnt Abdullah
--
--
1
500
Varyolu Nadir b. Hamo
4
90
--
15250
İsmail b. Nadir
1
30
--
3000
Hacı İbrahim b. Yusuf  ve ortaklarının Girvas-ı Sufla (Aşağı Girvas)’daki servetleri
9
412
--
41250
Pire bnt. Kalo ve şerikleri (ortakları)
1
21
--
11375
Yusuf b. Muhsin
1
3
--
625
Toplam
52
706
42
147875

Girvaslıların Ödedikleri Temettu’ Vergileri
Yasin b. Osman
20 krş.
Arif b. Hacı İbrahim
15 krş.
Hasan b. Ali
25 krş.
Hüseyin b. Ali Süleyman
15 krş.
Ali b. İsmail
15 krş.
Abdullah b. Kırkyılan
10 krş.


[1]   Doç. Dr. Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Bu yazı II. Bingöl Sempozyumuna sunulmuş bildiri metninden oluşmaktadır.

[2] Sasanîler de Selikoslar ile Ahamenitler döneminde olduğu gibi haberleşmede ateş kulelerinden faydalanmaktaydılar. Düşmanın saldırılarını önceden merkeze haber vermek üzere inşa edilmiş olan bu kuleler, birbirlerini görecek şekilde konumlandırılmıştı. Düşmanın gelmekte olduğunu veya olağan üstü bir durumun varlığını, yakılan ateşlerle, bir sonraki kuleye bildiren haberleşme kuleleri zamanla yerini menzilhaneler ve haberleşme güvercinlerine terk edeceklerdir. (Haberleşme tarihi için bkz. Mehmet Mahfuz Söylemez, “Berid Teşkilatı ile ilgili Yeni Bazı Bulgular”, İslamiyat Dergisi, IV/II, Ankara 2001) bununla birlikte bu kulelerin söz konusu dönemden önce, asırlarca işlevlerini sürdürmüş oldukları bilinmektedir. Solhan ilçemizde bu kulelerden ikisi mevcuttur. Bunlardan biri Girvas’ta, diğeri ise Kamiş köyündedir.  İleriki yıllarda, söz konusu kule kalıntılarında yapılacak kazılar bunların yapısını net olarak tebellür edecektir.

[3] Diz kelimesi Kale anlamında Horasan’da, özellikle de Merv’de, de kullanılmaktadır. Nitekim Merv’in içerisinde yer alan eski kale Kohnediz olarak isimlendirilmektedir. Konu ile ilgili geniş bilgi için (bkz.Makdisî, Ahsenu’t-tekâsim,237. İbn Havkal de “Kohnediz’den” bahsetmektedir. Bkz. Suretu’l-Arz, 364.)

[4][4] Nitekim bu günkü Farsça’da “Dızık” kelimesi kalecik anlamında kullanılmaktadır. Bkz. Hasan Amid, Ferheng-ı Farisi, I-II, Tahran 1366, 943.

[5] Bu arşiv kayıtları ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. BOA, Ş.D 1878/17-3.

[6] Bkz: Abdullah Demir, 16. Y.Y. Safevi ve Osmanlı Hakimiyetinde Arşiv Belgeleri Işığında Bitlis Beyleri I. Uluslararası Dünden Bugüne Tatvan ve Çeveresi Sempozyumu bildirileri, Beyan Yayınları, Ankara, 2008 s. 261-262

[7] Genç Sancağı’nın merkezi, Solhan ilçemize bağlı Kale köyü idi. Kale köyü ile ilgili geniş bilgi için bkz. Mehmet Mahfuz Söylemez, “Bitlis Vilayet Salnamelerine Göre Ginç Sancağı”, I. Bingöl Sempozyumu, Bingöl 2006.

[8] Meneşkut Nahiye’sinin Merkezi eski adıyla Boglan Yeni adıyla Solhan ilçemiz olduğu sanılmaktadır. Buraya Solhan’ın eski köylerinden başta Hazarşah, Yeğgik (Halk arasında Yeğik olarak bilinir), Haraba ve Kasıman başta olmak üzere çevre köyler bağlı idi.

[9] Tekrardan kaçınmak amacıyla bu bilgileri bildirimizin ekinde vereceğiz.

[10] Bu bilgi bize Girvas Belediye Başkanı Nazım bey tarafından aktarılmıştır.

          
       









Copyright © Girvas Web Sitesi Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2008-07-13 (2437 okuma)

[ Geri Dön ]





Girvas_Web_Sitesi: Tamamen Beldemizin Tanıtım Amacıyla Yapılmıştır. Beldemiz; Bingöl ili Solhan ilçesine Bağlı En Büyük Yerleşim Merkezidir. Arakonak Beldesi (GİRVAS).

NOT: Bu sitede kullanılan resimler, metinler, videolar ve diğer tüm içerikler ancak girvas.com kaynak gösterilmek suretiyle kullanılabilir.

Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
Sayfa Üretimi: 0.72 Saniye